Hoşgeldiniz

Okulu bitirmemiş yüksek derecede felçli bir göçmen çocuğundan çifte diplomalı araştırmacı doçentliğe ve Bielefeld Üniversitesi‘nde doktoraya kadar: Mesleki yolunda elektrikli tekerlekli sandalyesi‘nin çok önemli bir rol oynadığını söylüyor Dr. phil. Faraj Remmo. Onun örneği gösteriyorki, tekerlekli sandalyede de yüksek hedeflere ulaşmak mümkündür.

Çenesi ile kontrol ettiği elektrikli tekerlekli sandalyesi Dr. Faraj Remmo için sadece bir taşıt aracın‘dan daha fazlası. Bu araç tetrapleji (omur iligi felci – iki kol ve iki bacakta görülen felç) hastası olan Faraj Remmo’ya mümkün olan en büyük dolaşım ve hareket özgürlüğünü vermekte: “Elektrikli tekerlekli sandalye‘mle bağımsız bir şekilde ve yardım almadan hareket edebiliyorum. Bu  özellikle meslek içinde çok rahat oluyor. Böylelikle kendi çalışma bölümümde de yalnız hareket edebilir ve örneğin çalışma arkadaşlarımı ziyaret edebilirim.“

Elektrikli sandalye sayesinde araştırma görevlisi ders süresince öğrencileri ile iletişim içinde olabiliyor ve konuşmalar esnasında hep aynı yerde kalmak durumunda olmuyor. Bielefeld Üniversitesinde görev yapan eğitim bilimcisi ve sosyoloğa göre, mesleği öncelikle „kendini gerçekleştirmek“ anlamına geliyor.

O nedenle mesleği onun için büyük anlam taşıyor, zira bulunduğu posizyonda hem Üniversitede ögrenciler ile hem diğer eğitim kurumları ile aktif bir şekilde çalışabiliyor. Içerik olarak Dr. Faraj Remmo özellikle Kaynaştırma, Uyum ve Katılım gibi konular üzerine çalışıyor.

Meslek - kendini gerçekleştirmenin bir yolu

1969’da Lübnan’da  doğan kürt uzun yıllardır göçmen topluluğu meselesi ve engelli insanların sorunları ile ilgili angaje olmakta.

O şehir belediyeleri, şirketler, dernekler ve bireyler tarafından aranan bir konuşmacı ve danışman. Lisan bilgileri ile bir çok mülteci ve göçmenlere  tercümanlıkları ile yardım etmiştir: Dr. Remmo arapça, kürtçe, fransızca, ingilizce ve almanca konuşuyor. Çeşitli angajman ve görevlerinden dolayı   kendisi 2018  yılında Federal üstün hizmet madalyası ile onurlandırıldı. 

Kirk dokuz yaşındaki, kendi bilimsel karyerini bütün olasılıklara karşı gerçekleştirdiğini söylemek mümkündür. Onbir yaşında iken 1980 yılında ailesi ile Lübnan‘daki iç savaştan Almanya‘ya kaçıyor. Aile Berlinde bir mülteci yurdunda yaşıyor, çocuklar ilkokula gidiyor. Faraj birde yarım sene Realschul-ortaokulunu ziyaret ediyor ve o anda iltica talebi reddediliyor. Aile Lübnana geri dönüyor: „Onurlu bir şekilde. Babam bir gece yarısı aksiyonla sürülmek istemedi.“

Oldukca kötü başlangıç koşulları

Faraj ve kardeşi Samir‘in kıl payı kurtuldukları bir bomba saldırısından sonra, baba oğullarını Berline yalnız olarak geri gönderiyor. Bir çocuk yurduna alınıyorlar, ancak çalışma müsadeleri yoktur. Bir yillik marangoz eğitiminden sonra durumu düzeliyor. Faraja çalışma müsadesi ve oturma izni veriliyor. Genç adam gastronomiye geçiş yapıyor ve tabakları temizleyen elemandan garsonluğa kadar gelişiyor. Büyük felçe yol açan kaza ağustos 1990‘da oluyor. Kardeşinin düğününe gelen anne baba, Almanyada kalıp Faraji desteklemeye karar veriyorlar. Aile hep birlikte Herford’ta bir sığınmacılar kampında oturuyor, ne tekerlekli sandalye var ne de herhangi bir yardımcı araç gerç. Bu konularla ilgili ailenin bir bilgisi yoktu. “Hakkını bilmeyen algılanmıyor“, diyor Faraj Remmo bugün.

Fikir alış verişinden gelen belirleyici ilhamlar

Bu bir böbrek rahatsızlığından sonra aylar süren rehabilitasyon ikameti ardından giderek değişmeye başladı. Faraj benzer durumda olan hayatın ortasında tecrübeli ve onunla fikir alış verişinde bulunan insanlarla karşılaştı. Özlenen hareket özgürlüğü çene ile kontrol edilen yeni elektrikli tekerlekli sandalye getirdi. Kendisi bir engelliler danışmanına gitti, kendi hakları için mücadele etmeyi ve yardım istemeyi öğrendi. Ondan sonra herşey peş peşe geldi, özellikle 1998 yılında alman vatandaşlığını aldıktan sonra. Bir kaç sene içinde bütün okul diplomalarını sonradan alabildi. Dr. Remmo otuzbir yaşında

Hauptschul-Ortaokul diplomasını aldı, ardından Realschul-Ortaokul diplomasını ve lise diplomasını. Bielefeld Üniversitesi‘nde çifte yüksek eğitime başladı. 2005 yılında pedagojide, 2006 yılında ise sosyoloji diplomasını aldı. Doktorasını 2,0 notu ile başardı. En güzel ödülü: Annesine birşeyleri geri verebilmesi oldu.

Bir temel taş: Erişebilir bir çevre

Bielefeld Üniversitesi tekerlekli sandalyede yüksek eğitim gören öğrenci için  “nispeten ideal bir çevre” olarak kanıtladı kendisini: ”Üniversite yaşamıma gerekli herşeyim vardı. Ayrıca yapısal bariyerler azdı ve böylelikle örneğin konferans ve seminer salonlarına girebiliyordum”. Bielefeld Universite’nin binaları ve meydanı ile bir çeşit pazar yeri kapsadığı için, Faraj Remmo Banka, Kitapcı, gıda dükkanları  veya kırtasiye dükkanı gibi yerleri uzun yol katetmeden kullanabiliyordu. Pratik olan: iş ve işçi bulma kurumu (Job-Center) üniversiteye bağlanmıstı ve böylelikle asistan aramakta büyük çaplı bir aksiyona gerek yoktu. “bu şekilde güncel hayatımdaki gerekli bir çok işi üniversitede hal edebiliyordum”, diyor Dr. Remmo. O zamanlar elektrikli tekerlekli sandalye kullanıcı olarak bir bağlamda tekerlekli sandalyesini elle manuel kullananlara göre daha avantajlı olduğunu bildiriyor: Onun eğitim döneminde henüz her yerde elektrikli kapı otomatiği yoktu. Asistanları kendisi için kapıları açarken diğer tekerlekli sandalye kullanan öğrenciler başka insalardan yardım istemek ve hatta onları aramak durumunda kalıyorlardı. Bugüne kadar hala bazı bariyerlerin mevcut olmasından dolayı, Dr. Faraj Remmo 2005 yılında başka mücadeleci kişilerle birlikte engelli ve kronik hasta öğrenciler birimini kurdu. Bu birim tavsiye ve öneriler üzerinde çalışıp, önlemler geliştirmek ve uygulamaktaydı. Zaman içinde Üniversitede “çeşitlilik politikaları” geliştirildi – bu konuda daha fazla bilgiye Bielefeld Üniversitesi’nin internet sayfasında ulaşmak mümkün (www.uni-bielefeld.de)

Asistan ve yardımcı araç gereçler

Dr. Faraj Remmo: „Bizim tavsiyelerimizin işlenmesi, başka sebeplerin arasında, sürekli olarak Üniversite-lobisinde „Yüksek öğrenim ve engellilik“ konularına ilgi çektiğimizden kaynaklanmaktadır. RSB birimi Üniversiteden talebi engelli veya kronik hastalıkları olan öğrencilere Kaynaştırma, Çesitlilik ve Katılıma yönelik yapısal değişiklikler yapması oldu. Sonunda rektörlüğün olumlu yaklaşımından dolayı uygulanabildi.“ Birde farklı yüksek okul guruplarının ilgi ve desteği ile yüksek okul çevresi içinde daha fazla şekillendirme ve ortak karar alma imkanları kazanıldı. Bilim insanı günlük yaşamını nasıl düzenliyor? „üniversitedeki günlük yaşamımı destekleyen çalışma asistanımı yerel yetkili bir sosyal daire sağlıyor“ diye açıklıyor Dr. Faraj Remmo. „Ellerimle yapamadığım bilimsel görevlerimi araştırmacı yardımcım hal ediyor. Bunların arasında bilgisayarda çalışma, toplantı, etkinlik ve çalışma esnasında yazı hazırlama, not tutma ve sunumlar hazırlama var.“

Hedef: engeli engelleme anlayışını uygulamak

Ev içinde de yardımcı araç gerçler hayatı kolaylastırıyor: Buna örnek olarak odanın tavanında bulunan oda tavan teleferiği var. Bu telefrik yataktan tekerlekli sandalyeye ve yüksekliği ayarlanabilir yatağa transferi sağlar. Bir çevre içi ses tanıma ve uygulama sistemi ile Dr. Remmo kimsenin yardımı olmaksızın telefonlaşabiliyor, televizyonu kullanabiliyor, ışığı açıp kapatabiliyor. Bilim insanı Laptopu ağızıyla ulaşabildiği bir „Integra-Maus“ ile kullanıyor. Dr. Remmo bu aralar hangi hedefi gözetliyor? Hedefim ve büyük dileğim engeli engelleme anlayışını Bielefeld Üniversitesi‘nde uygulamaktır. Bu engeli engelleme anlayışını Ludwigsburg Evangelik Yüksek Okulunda fark ettim.  Bunun temelinde yüksek okulunu öğrenim,- çalşıma ve yaşam alanı olarak engeller ve maduriyetten etkilenmiş öğrenciler ve çalışanlar için, asistanları olsun veya olmasın, tabii olarak erişebilir bir yüksek öğrenimini başarmak veya çalışmalar uygulayabilmek yatıyor.

Teşekkürler